Bir marangoz atölyesi olarak her gün dolap çiziyor, üretiyor ve monte ediyoruz. Kula'da bu işi yaparken eski evlerin ahşap işçiliğine bakmamak elde değil. Bu yazıda o evlerde ahşabın ve dolabın yerini bildiğimiz kadarıyla anlatmak, bugünkü işimizle bağını kurmak istedik. Tarihçi ya da restoratör değiliz; aşağıda yazdıklarımız genel olarak bilinenlerdir. Konuyu daha derinden merak edenler için yazının sonunda bir kaynak önerdik.
Kula evleri nasıl evlerdir?
Kula'nın geleneksel evleri kabaca 17. yüzyılın başından 20. yüzyılın başına kadar uzanan bir dönemde, Türk evi geleneği içinde yapılmıştır. Evler genellikle iki katlıdır. Zemin kat taş yığmadır, yani taşların üst üste örülmesiyle yapılmıştır. Üst kat ise ahşap karkastır: önce ahşaptan bir iskelet kurulur, iskeletin arası kerpiç ya da taşla doldurulur. Bu yapım şekline hımış da denir.
Kula'nın tarihî merkezi kentsel sit alanıdır ve içinde çok sayıda tescilli yapı vardır. Yani bu evler yalnızca eski değil, korunması gereken yapılar olarak da kayıt altındadır.
Süslemenin en zengini ahşapta
Kula evlerinde süslemenin en zengin olduğu malzeme ahşaptır. Tavanlar, oda kapıları, dolap kapakları ve merdiven babaları, yani merdiven korkuluğunun başındaki dikmeler, bu evlerin en özenli işçiliğini taşır.
Bir marangoz olarak bu listeye bakınca dikkatimizi çeken şey şu: süslemenin yoğunlaştığı yerlerin çoğu, bugün de bizim elimizin değdiği yerler. Kapı, dolap kapağı, tavan. Dolap kapağı o evlerde bir kutunun kapağı değil, evin süsünü taşıyan yüzeylerden biriydi.
Türk evinde dolap odanın parçasıydı
Buradan sonrası Kula'ya özgü değil; genel olarak Türk evi için söylenebilecek şeyler. Türk evinde odanın dolapları duvara gömülü olarak yapılırdı. Yüklük denen büyük dolapta yatak ve yorgan dururdu; duvar dolapları da odayla birlikte düşünülür, odanın bir parçası olarak yapılırdı. Eşya, odanın ortasında duran ayrı bir mobilya değil, evin içine yapılmış bir parçaydı.
Bize göre bu düşüncenin özü şu: dolap odaya sonradan sığdırılan bir eşya değildir, odayla birlikte düşünülür. Duvarın ölçüsü neyse dolabın ölçüsü de odur.
Bugünün mutfağında aynı fikir
Bugün yaptığımız işin önemli bir kısmı bu fikrin yeni hâli: dolabı odaya sonradan konan bir kutu olarak değil, duvarın ölçüsüne göre yapılan bir parça olarak düşünmek. Ölçüye göre yapılan bir mutfak dolabı duvardan duvara, istenirse tavana kadar oturur; köşede boşluk, üstte toz toplayan aralık kalmaz. Duvardan duvara yapılan bir gardırop da yüklüğün bugünkü karşılığı sayılabilir: yorgan, bavul ve mevsimlik giysiler en üstte, her gün kullanılanlar el hizasında durur.
Malzeme elbette değişti. Bugün gövdede çoğu zaman suntalam ya da MDF, kapakta lake, akrilik, membran ya da laminat kullanıyoruz. Mutfağa buzdolabı, fırın ve bulaşık makinesi girdi; dolap artık tesisatla, prizle ve cihazla birlikte çiziliyor. Değişmeyen şey ölçünün önemi. İyi bir gömme dolap hâlâ duvara göre yapılır, katalogdaki standart ölçüye göre değil. Aynı fikri girişte vestiyer, banyoda banyo dolabı yaparken de kullanıyoruz: önce duvarı ölçer, dolabı o duvara göre çizeriz.
Kapağın önemi de değişmedi. Mutfağa girince ilk gördüğünüz şey yine kapaklardır. Rengini, yüzeyini ve kulbunu seçerken o eski evlerdeki gibi bir soruyu sormak işe yarar: bu yüzey yıllarca her gün açılıp kapanınca nasıl duracak? Kapak seçeneklerini kapak seçimi yazısında karşılaştırdık.
Eski bir evde dolap yapılacaksa
Kula'da eski bir evde mutfak ya da dolap yapılacaksa önce evi tanımak gerekir. Duvar eğri olabilir, taş ya da kerpiç duvar nem tutabilir, tavan beklenenden alçak ya da yüksek olabilir. Bunları nasıl ele aldığımızı Kula'da eski evde mutfak ve dolap yaptırırken yazısında ayrıntılı anlattık.
Burada bir şeyi açıkça söylemek isteriz: biz dolap yapan bir atölyeyiz, tarihî evlerin restoratörü değiliz. Özgün tavanların, kapıların ve dolap kapaklarının onarımı ayrı bir uzmanlık işidir. Bizim yaptığımız, evin bugünkü kullanımı için yeni dolabı ölçüsüne göre yapmak. Eviniz tescilliyse işe başlamadan önce Kula Belediyesi'ne bir izin gerekip gerekmediğini sormanızı öneririz; tescilli yapılarda karar gerektiğinde koruma bölge kurulundan da çıkabilir, nereye başvurulacağını belediye söyler.
Daha fazlasını okumak isteyenler için
Kula evleri üzerine klasik çalışma, İlhan Tosun'un 1969'da yayımlanan «Milli Mimarimizde Kula Evleri» kitabıdır. Kula'nın eski evlerini daha yakından tanımak isteyenlere bu kitabı öneririz.
Bitirdiğimiz mutfak ve dolaplardan örnekleri projeler sayfasında görebilirsiniz. Eski ya da yeni, evinize uygun bir dolabı konuşmak için 0500 000 00 00 numarasından arayın ya da iletişim sayfasından yazın.
Atölyede
Bu konuda size yardımcı olalım: Mutfak Dolabı. Keşif için: 0500 000 00 00